NESIMI (ölm.1404 veya 1418) (Seyyid ?mad Al-Din)



Sufî bir Türk sairi ve Hurufî bir "Enel Hak"ci oldugu bilinen Seyyid Nesimi, Bagdat civarinda Nasim adli nahiyede dünyaya geldigi icin Nesimi mahlasini aldigi söylenir ise de ayni eserde gösterilen kaynagin inandirici olmadigindan söz edilir.

Anadolu Alevîleri aras?nda; "Hakk'in ademde tecelli etti?ini" cani pahasina savunan ve bu yolda diri diri derisini yüzdürüp Hakk yolunda canini cananina kurban verip bedel ödeyen bir sehit dervis olarak bilinir seyyid Nesimi.



"Yedi Ulu" ozanlar arasinda anilan Nesimî kardesi Sah Hasan tarafindan "Sirri ifsa etmemesi" hususunda uyarilmasina ragmen, "Hakkin kamil insanda zuhur ettigini ve bu küre üzerinde varligimizdan maksat, bu sirra erip özümüzü taniyarak, kemalete ermemizden ibaret oldugunu daha fazla gizleyemeyecegini" söyledi ve bu gercegi ifsa eden siirlerle cahil insanlari uyarmaya calisti. Fakat "özünden" haberdar olmayan inkar güruh, Nesimî'nin aciga vurdugu gercegi "ters" yorumlayip onu, Allahlik davasinda bulunan Firavunla esit görüp ölüme mahkum ettiler.







Nesimi, bir rivayete göre M. 1404'de bir diger rivayete göre de M.1418'de Haleb'de diri diri sirtinin derisi yüzülüp sokaklarda halka teshir ettirilerek öldürüldü... Bu aci vahseti gerceklestiren hükümdar icin de kaynaklar degisik isimler vermektedirler. Bir kaynak, Cerkez Memluklarindan Berkukoglu Nasirüddin Ferec zamaninda Nesimi nin , idam edildigini yazarken, diger bir kaynak , Nesimi'nin , Haleb niyakebetinde bulanan emir Yas-Bey zamaninda derisi yüzülmek suretiyle idam edildigini yazmaktad?r.

Bu Hakk dostlarinin söyledigi uyarici sözler, bazi art niyetli inkarcilar tarafindan kasitli olarak yanlis yorumlanip böylece susturulmak istenmistir. Katledilmeleri yetmemis, eserleri ve isimleri bilinclerden silinsin diye ne lazimsa yapilmistir. Bu yüzden de ne dogumlari ne yasamlari, ne de ölümleri hakkinda net bir bilgi elde etmek mümkün olamiyor. Bu uyarici gercek erleri, kagit üzerindeki kayitlardan silmisler ama Hakk dostlarinin gönül defterlerinden silememisler. insanoglu varoldugu müddetce, bu Hakk dostlari onlarin gönlünde taht kurup yasayacaklardir.



Sözlü gelenegimizden bize intikal eden bir anlatima göre: Nesimi, "Enel Hak" (Allah'in üfledigi ruh/enerji vasitasiyla) "Hakk adem de tecelli etmistir." dediginden dolayi, Hallac-i Mansur'un akibetine ugrayip idama mahkum olunca; diri diri derisini yüzüp halka ibret olsun diye Haleb'in sokaklarinda gezdiriyorlardi. Bu yasli dervisi kan-revan icerisinde gören bir kadin, "vah vah bicare dervis sen ne hata yaptin ki sana bu zulüm reva görüldü diye sorar. Nesimi, "Dogruyu söyledim sucum bu" der. Kadin tatmin olmaz, isin aslini ögrenmek istegiyle üsteler. Nesimî, bu defa kad?na: "Do?ruyu söyledigime inanmiyorsun ama, eger sana da dogruyu söylersem sen de benim cezalandirmami istersin. "Kad?n," söyle bakalim."der. Nesimî, "sen falan sahisla esini neden aldattin" deyince.



- Kad?n: " Keske gözlerini de oysalardi da göremez olsaydin" der.

Nesimî'nin de diger Hakk dostlari gibi ölümünden sonra, (baz? eserlerde) kerametinden bahsedilmektedir. Örnegin: Nesimî, Haleb'de derisi yüzülünce, derisini sirtina alip Haleb'in 12 kapisindan cikarak sir oldugu kaydi vard?r.



Seyyid Nesimî, devrin tasavvuf ehli bilginleri ile hem-dem olup "vahdet-i vücut" ilkesine inanm?s bir sufî olarak, Seyh Siblî'ye dervis oldugu ve daha sonra da, Fazll Allah'a intisap ettigi kaydina rastliyoruz.

Adi gecen eserde, Nesimi, Sultan Murad (Hüdaverdigar) zamaninda Anadolu'ya gectigi kaydi da vardir.

"?lim sehri"ne giden yolun yolcusu olup ilim sehrinin kapisi olan Ali Murtaza'nin katarina katilan Nesimi, Piri gibi sehitlik serbetini de nus edip erenler yoluna "iz" birakmistir.

Bu birakilan "iz"den ders ve ibret alan gönül insanlari, Hakk yolunu bulmu?, tarik-i nazenin katarina katilmislardir.

Hz. Peygamberimizin, kendinden evvel ki Resullerden aldigi ve Ehlibeyt'ine miras b?raktigi nuru ilahi mesalesinin isiginda yol alan atalarimiz maddi-manevi bedel ödemek pahasina "yol" un erkânini sürüp günümüze kadar getirmislerdir. Bundan sonra da bu sorumluluk ve bedel ödeme gelecek kusaklara düsmektedir. Tarik-i müstakim üzere olanlara ask olsun