Alevilerde Hizir Orucu ve Cemi

Anadolu’daki Alevilerde anlatilan rivayetlerde, Hizir Aleyhisselam ve ilyas Aleyhisselam peygamber mertebesinde iki kardestirler.



Kutsal kitaplarda anlatildigi üzere; Nuh Aleyhisselam Tanri’ya seslenerek “Yarabbi kullarinin bana ne yaptigini görüyor musun bunlara hidayet ver, dogru yolu göster. Hidayetten nasipleri yoksa bana sabir ver. Bunlarin icinde imana gelecek kimse var ise bana bildir.’’ diye yalvardi.

Allah’tan bir vahiy geldi ve : “Bir gemi yap imana gelenleri o gemiye al. Tufan kopacak, sana inanmayanlar ve Allaha iman etmeyenler helak olacaklar.’’ dendi. Bir rivayete göre de kendisine inanmayan Kenan adindaki oglu ve annesi bu gemiye binmediler ve tufanda boguldular. Tufan zamani gemi su üzerinde bir süre dolasdikdan sonra bir afet basladi. Firtinaya ve dalgalara tutulan gemideki halk feryat ve figan ederek ’’ Ya Hizir, sen bizi kurtar!’’ diye dua ettiler. Üc gün üc gece firtina devam etti. Gemi her taraftan su almaya basladi ve batti batacak derken, bu sirada bir yesil el gelip gemiyi batmaktan kurtardi. Bu olaydan sonra sular sakinlesti, firtina durdu. iste o zamandan beri insanlar, Dergahi Hakk’a üc gün oruc nazir etmisler. Böylece her yil üc gün oruc tutarak Hizir Aleyhisselam’in yardimini dilerler.

Anadolu’daki Alevilerde anlatilan rivayetlerde, Hizir Aleyhisselam ve ilyas Aleyhisselam peygamber mertebesinde iki kardestirler. Bunlardan Hizir karada iIyas deryada zorda ve darda kalanlarin imdadina kosarlar ve ikisi de ölümsüzdürler.

Abu hayat cesmesinden su ictiklerine, abu hayat ölümsüzlük cesmesinden su icenlerin yanliz bu iki kutsal kisinin olduguna, hep yasadiklarina, her yerde hazir ve nazir olduklarina inanilir. Onlar yürekten ask ile cagiran herkesin imdadina erisirler.

Hizir Aleyhisselam bizim inancimizda ak sakalli, nur yüzlü, boz bir ata binip dagda ve deryada dolasir. Onun icin halk dilinde(Bozatli Hizir) diye cagrilir ve hakkinda binlerce hikaye vardir.

Aleviler, Hizir ayinda üc gün oruc tutup, Hizir Cemi yapar ve kurban keserler. Bu dönemde aile ziyaretleri yapilir, oruca niyetlenilir, aksam yemeginden sonra sahura kalkmadan ertesi günün aksamina kadar oruc tutulur. Genellikle mevsim itibariyla kisin Hizir orucu tutuldugundan, insanlar Anadoludaki kücük yerlesim birimlerinde(köylerde ve mezralarda ) yan yanadirlar. Sazlar calinir, deyisler söylenir ve Hizir Aleyhiselam ile ilgili menkibeler anlatilir.

Orucun ücüncü günü bugday taneleri sacda kavrularak tastan yapilmis el degirmenlerinde(distar) ögütülür. Dersim – Tunceli,Sivas,Tokat yöresinde bu gelenek halen sürmektedir. El degirmeninde ögütülen bugday unu, irmik gibi olur. Elenerek, tepsi veya temiz bir bez üzerine toplanir, hiç dokunmadan o gece bekletilir. Genç kizlar ve oglanlar, hane halki niyet tutar ve uyurlar.

Ertesi sabah irmigin üzerinde iz olup olmadigina bakilir. Sayet iz varsa Hizir in ugradigina inanilir ve dua edilir. Alevilerin yasadigi cogu bölgede bu kavrulmus ve ögütülmüs bugday irmigine gavut denilir. Bu irmik oruc sonunda pisirilip icine tereyagi dökülerek tüm komsularla birlikte dua edilerek yenir. Sira ile her evden birkac lokma yenilerek köydeki tüm evler dolasilir. Hizir ayinda cem yapan aileler pirini veya rehberini cagirir, kurbanini keser. Mali durumu iyi olmayanlar kurban kesmeden de cem yapabilir. Alevi köylerinde Hizir Cemi oldukca yaygindir. Asagi yukari her hane Cem yapar.(1980’e kadar kadar böyleydi. )

Ceme herkes banyosunu yaparak, temiz elbiselerini giyerek katilir. Uzun zaman oturamayacak ve anlatilanlari dinleyemeyecek yastaki küçük çocuklar ve hastalar ceme gitmez veya götürülmez. Kadinlar, ceme giderken süs ve ziynet esyalari takmazlar. Hakkin huzuruna oldukça sade ve temiz gidilir.

Anadolu Alevilerinde Bozatli Hizir sözü oldukca yaygindir. insanlar cogu yeminlerini ve adaklarini onun adiyla yaparlar. Hizir askina istenen ve Hizir askina verilen seyler makbul ve muteberdir. isimlerin cogu Hizir adiyla anilir (Hizir dagi, Hizir ocagi, Hizir cesmesi, Hizir gölü, Hizir yolu).